Sabreden derviş muradına erdi

Heheyyyt! Üç buçuk sene be! Dile kolay. Kendime yaptığım en büyük yatırım sanırım diş teli taktırmak oldu. Verilen her kuruşa değen bir iş gerçekten. Fotoğraf koyup koymama arasında biraz tereddüt ettim fakat yapılan sanatı, emeği ve sabrı görün istedim. İlk olarak her şey şöyle başladı: Dişçi fobim olmamasına rağmen maddiyat ve estetik kaygılar yüzünden diş… Continue reading Sabreden derviş muradına erdi

Sen benim yaptığımı yapmazdın baba…

Sen benim yaptığımı yapmazdın baba... Filmin en can alıcı repliği buydu sanırım. Sen benim yaptığımı yapmazdın baba... Kuşak farklılığının birebir örneğiydi bu replik. Her neslin günümüzdeki sorunlarına, alışkanlıklarına ve gündelik hayatına sitem dolu bir gönderme var Çağan Irmak tarafından. Baba, oğul, torun... Bambaşka düşünceler ve hayata bakış... Bu perdeye çok iyi aktarılmış. Torun teknolojiyle iç… Continue reading Sen benim yaptığımı yapmazdın baba…

Hayat kısa ama kuşlar hep uçuyor

Bir pazar klasiği... Her günden biraz daha geç uyanmak isteyip başaramamak. Bunu her hafta ritüelleştirmek. Benim için pazar günleri bunu ifade ediyor. Sirkadiyen ritim diye bir şey çıkarmışlar. Pazar dahi uyutmuyor gudubet. Bekar, obur ve yemek konusunda beceriksiz biriyseniz güne, kahvaltıda ne yiyeceğim diye başlıyorsunuz. Kaçınılmaz. Kahvaltıyı halledene kadar öğle yemeği kapıda bekliyor. Tam onu da bitirdim… Continue reading Hayat kısa ama kuşlar hep uçuyor

Kemikli Burnu’nda dinginlik

Yürümek... Sessizce, sakin ve huzurlu. Uzun zamandır hiçbir şeyden bu kadar keyif almamıştım. Çoğu insan gibi ben de hayatın hızlı ve karmaşık düzenine kendimi kaptırmışım meğerse. Küsüp tekrar barışmış gibi toprağa yatarak şunu söyledim içimden: "İyi ki gelmişim!" Doğanın inanılmaz bir cazibesi var. Bunu zaman zaman unutuyoruz. Birlikte yaşayamayacakmış gibi mesafeli; yeni tanıdığın birini kırk… Continue reading Kemikli Burnu’nda dinginlik